|
Sayılı gün-Elâ Cahit Ay Sayı:
127 -
 Sayılı gün çabuk geçmez… Geçmiyor!
Hüznü köpürtüyor her seher yeli.
Kıyıdan kıyıya vuruyor gündüz,
Geceler, ne kadar da netâmeli…
Koşan, varmaksızın koşan İstanbul…
“Nereye” deyince, şaşan İstanbul.
Kurtların köyünde, mekân İstanbul.
Şehir ne akıllı, ne de tam deli…
Saklan… Kaybol… Yorganına sığın, yat…
Doksan metrekare, al sana hayat!
Ne yemekte lezzet, ne içmekte tat…
Çaydanlık pas tuttu, demlenmeyeli.
“Bu dumansız yangın seni yakmadı”
Diyorlar, “gözünden hiç yaş akmadı”.
Gözüme bir damla yaş bırakmadı
İçimde çağlayan gönlümün seli…
Sürsün, belli belirsizce yangınım,
Gece neyse, gündüz gece yorgunum.
Nice zaman oldu, nice; hatunum
Elâ gözlerinde dinlenmeyeli…
|