Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1386 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hayal mi?
Ali Erdal

  Sayı: 107 -

Bir Azerbaycan televizyonundaki haber sunucusunun hitabı dikkatimi çekti. “Hürmetli temâşâcılar” diye başladı, sunumuna.

Temâşâ, istekle bakmak, seyretmek, seyre çıkmak. İbretle bakmak. Seyredilecek görüntü, görülmeye değer şey. Oyun, temsil, piyes, tiyatro... Kısaca göze ve kulağa hitap eden her şeyi istekle seyir...

Televizyon hayatımıza girdiği zaman sunucular, nasıl hitap edeceklerini bilemediler. Radyoda “dinleyiciler” deniyordu ve bu radyo için yeterliydi; ama televizyon için gözü ve görüntüyü de dikkate almak lâzımdı “Dinleyiciler” yetmiyor. “Seyirciler” denince, ses dikkate alınmamış oluyor... Bir süre sonra kifayetsiz de olsa, daha münasibi bulunamayınca “izleyiciler” kabul gördü çarnaçar. Geçen zamana rağmen çoğu kişinin benim gibi “izleyiciler” hitabını yadırgadığını düşünüyorum. Belki de bu sebeple, “izleyicilerin” başına “sayın” sıfatı ekleyenler de var. Soğuk, resmî ve suni bir saygı ifadesi. Bu şaşkınlık içinden bakınca “temâşâcılar” buluşunu daha çok takdir ediyorum... Hem görmeyi, hem duymayı, hem de gönüllü olarak takip etmeyi ve istenildiği zaman takipten vaz geçilebileceğini ifade ediyor. “Kıymetli” ve “sayın” yerine “hürmetli” demek de ayrıca takdire değer. Keşke televizyoncularımız bu güzelliğin farkına varsalar ve uygulasalar.

Bizim dışımızda başka noktalardan farklı buluşlar görebilme ve onlardan istifade edebilme imkânı ne büyük nimet... Fert için de millet için de... Biz Türk milleti olarak bu imkâna sahibiz.

İlkokul öğretmeni iken köyde bir öğrenci izin istedi. “Sağıla” gidecekmiş. Benim köyüme yakın olduğu halde sağılın ne olduğunu bilmiyorum. Pamuk toplama işinin adı imiş. Yakın iki köyün bile birbirinden öğreneceği var. Dünyanın her tarafına yayılmış Türk milleti için ne geniş imkân...

TRT Avaz, Makedonya’daki bir Türk köyünü tanıtıyor... İsmi, Kocacık... (-cik) ekiyle, küçültme ile beraber hürmet, sevgi ve sevimlilik ifade eden kelimeler türetilir. Mehmetçik... Ayşecik... Bunun bir örneğini Avrupa’nın ortasında görmek ne güzel. Hem de bir yerleşim yerinin adı olarak. Niceleri var kim bilir? Koca hürmet edileni, kıymet verileni ifade ediyor. Koca memleket, koca adam ve saire... Buna (-cik) eki getirilerek sevimlilik katılıyor. Avrupa’nın ortasında Türkçe’nin böyle bir güzelliğini görmek ne büyük nimet... Başka yerlerdeki zenginliklerimizi de bilebilsek ve onlardan faydalanabilsek...

Kıbrıs’ta, bizde artık unutulmaya yüz tutan (ñ) sesi etkili şekilde kullanılıyor. Bizde kaba zannediliyor; hele yazıda tamamen kalktı. Alfabeye bile alınmamış. Ama o sese ihtiyaç var. Meselâ “kalemini ver” dendiğinde, hem “sen onun kalemini ver” denmiş, hem “sen kendi kalemini ver” denmiş oluyor. İkisi birbirinden ayırt edilemiyor. “Kalemiñi ver” dendiğinde karşımızdaki kişiden onun kendi kalemini istemiş oluruz. Kaybedilmemesi gereken daha nice zenginliklerimiz var kim bilir?

Azerbaycan’ın, Ermeni işgalindeki topraklarını kurtarması haberlerini dinlerken, şimdiki zaman kullanımının geniş zamanla iç içe olduğunu farkettim. O mu daha güzel, bizdeki mi; uzmanlar incelemeli ve tavsiyelerde bulunmalı.

Demek ki, yakın ve uzak Türkçe konuşanların birbirlerinden öğrenecekleri çok şey varmış. Bunun gerçekleşmesi halinde dilimizin nasıl zenginleşeceğini bir düşünün. Kerkük türkülerini dinlerken, onlardaki cinasların, Türkçe’ye çok şey kazandıracağını düşünürüm.

Türkçe’yi geliştirme ve zenginleştirme işi, böyle tesadüfî bilgilerle değil, sistemli şekilde yapılmalı. Meselâ Türkçe konuşan bütün toplulukları kapsayacak bir “Büyük Türkçe Sözlük”e ihtiyaç var. Devlet olsun olmasın, nüfusu az - çok demeden, nüfuzlu nüfuzsuz ayırmadan, hiçbir sebeple ayırım ve kayırım yapmadan, şu veya bu sebeple hiçbir topluluğu dışlamadan... Türkçe’nin, dünyanın her yerinde konuşulan bütün kelimeleri bu sözlükte toplansa... Divân-ı Lügat-it Türk sayesindeki kazanımlarımıza bakarak, “Büyük Türkçe Sözlük” ihtiyacını anlayabiliriz.

Deyimler, kavramlar, terimler, atasözleri, kalıplaşmış sözler için ve daha benim düşünemediğim alanlarda ve konularda aynı faaliyet yapılsa...

Türkçe’nin, her bölgedeki bilgilerini toplayan, bunların birbiri ile kıyasını yapan bir büyük dilbilimi (gramer) kitabı yazılsa... Ve her seviyedeki okul için en kolay öğrenilecek şekilde hazırlansa... Aynı şekilde her yer için kültürümüzü, dilimizi, tarihimizi sevdirecek sevimli, okuma kitapları, ders kitapları yazılsa...

Vurgu ve telâffuz da mühim... Aynı işlemler sesli ve görüntülü kayıt olarak da gerçekleştirilse...

Dilimize ait her verim; en ücra köşedeki en küçük mâniden şaheserlere kadar her eser, en titiz şekilde derlense, toplansa... Argoya varana kadar, her yerdeki her verim, ses ve söz olarak kayda geçirilse... Bir büyük hazine bile bu kazanımlar kadar kıymetli olamaz.

Ve bütün bunlar, her topluluğa göre ayrı ayrı basılsa ve sadece Türk fikir hayatına değil, dünya düşünürlerine sunulsa... Altından değerli... Zira altın harcanıp gidecek, bu faaliyetler ise katlanarak kazandıracak.

Türkünün

“Kırat gemin almış, yol mu dayanır”

Dediği gibi bakın o zaman Türkçe nasıl gelişir ve ne eserler verilir!.. Bakın o zaman, her devletin telâş ve korkuyla, kiminle beraber olsam da varlığımı koruyabilsem diye çareler aradığı şu kan deryası dünyada, başta din ve dil olmak üzere bütün şartları hazır “Türk Birliği” nasıl kurulur!.. Sadece “Büyük Türkçe Sözlük” haberi bile, evet sadece “Büyük Türkçe Sözlük” haberi bile, nurlu bir işaret fişeği olacak ve kalemlerimize şevk ve heyecan kazandıracaktır. Her seviyeden insanımızı heyecanlandıracaktır.  Açıl susam açıl, dilimiz çözülecek. Sanatkârlarımıza şevk ve gayret gelecektir. Devletlilere de... Bize güven kazandıracak... Bizim güçlenmemiz için dua eden İslâm dünyasının ümidi artacaktır. Türk milletinin nasıl bir potansiyel güç olduğunu ve bunu harekete geçirme kararlılığını bütün dünya görecek, parmak sallayanlar, parmaklarını ısıracak. Haber(ler)i bile bir enerji patlaması meydana getirecek olan faaliyetin bir de gerçekleştiğini düşünün.

“Büyük Türkçe Sözlük” faaliyeti başlasın; gerisi çorap söküğü...Hayal mi?..Bütün zaferler, başarılar önce hayal edilir. Hakikate giden yolun ilk adımıdır hayal...Bir de “Büyük Türkçe Sözlük” hayalinin, bütün Türklerin hayali olduğunu düşünün... Demek ki, hayal bir güçmüş...

 

 

Temennilerim hayalse eğer...

Sihirli lâmba ve uçan halı gibi ancak masallarda sözü edilebilecek gerçek dışı, uçuk kaçık ve hayatta bulunması imkânsız talepler mi?

Gerçekleştirilmesi mümkün, hattâ şart olan tedbirler mi? Takdir sizin...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yolculuk... - Sayı 125
Büyük depremin öncüleri... - Sayı 125
Kardelen’in 35. toplantıs... - Sayı 124
Yolculuk... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15878247
 Bugün : 2968
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 668854
 Bugün : 267
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 243
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim