Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5627 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

"Su?lu, Aya?a Kalk!"
Ali Erdal

  Sayı: 60 - Nisan / Haziran 2008

Kiralık katil bile yapmaz... 20 günlük bebeği, gözünü kırpmadan öldürüyor... Ve bu katile haber ajansları "asker" diyor... Bir tek devlet, bir tek kuruluş; Birleşmiş Milletler, hattâ İslâm Birliği böyle bir topluluğa devlet denemez demiyor. Cinayet mi göz yumma mı daha kötü, kestiremiyor insan?..

Söyleyen dahil herkesin yalan olduğunu bildiği yalana dayanarak, dünyanın ortasında bir ülke işgal edildi ve kan gölüne çevrildi... Her gün, tabutlar dolusu "demokrasi" gömülüyor toprağa...

Çeyrek yüzyıldan fazla bir zamandır başımıza bir cinayet ve uyuşturucu çetesi musallat edildi... On binlerce can aldı... "Başörtülü" şehit anaları başta olmak üzere, milletin gözyaşlarını toplasak deniz meydana gelir... "Lider" etiketli maşa, özel bir adada ve destan haline getirilmeye çalışılıyor... Çeteyle mücadelede, işgalcinin istihbaratından ve bebek katilinin tekniğinden medet umuluyor...

Bir yandan "haydi kızlar okula", diğer yanda başörtüsü yasağı... Ne yüzde kırk yedilik "mutabakat", ne 410 milletvekilinin "mutabakatı" yasağı kaldırabiliyor... Açıkça, "başörtülü öğrencilere not vermeyiz" ve "yüzde yüzle iktidara gelseniz ne yazar" denebiliyor. İktidarda kim olursa olsun, muktedir olan Demokles'in kılıcı...

Gerçekler çok acı, dayanılır gibi değil, en iyisi biz, gerçekleri bir kenara koyalım ve hep beraber hayal kuralım... Bildiğim kadarıyla hayal kurmanın cezası yok....

Bir memleket düşünelim... Hakka ve hukuka göre idare edilen... Doğruluğun, iyiliğin ve güzelliğin hâkim olduğu bir memleket:

Zulüm yok, haksızlık yok... Adalet öyle güzel işliyor ki, şikâyetini ifadeden aciz topal keçinin ıstırabı bile dikkate alınıyor ve ahı yerde bırakılmıyor. Değil suçlunun, ihmali olanların bile cezası anında veriliyor... Mükâfaat da, anında ve hak edene veriliyor...

Eğitim; kendisi için istediğini başkaları için de isteyen, kendisine reva görmediğini, başkalarına da görmeyen dürüst ve seviyeli insanlar yetiştiriyor... Üstün sanatkâr, büyük alim, erbap teknik eleman, kısaca her sahaya lâzım olan fert, en iyi şekilde yetiştiriliyor. Herkes için işi, kendisine verilmiş mukaddes bir emanettir.

En zayıf insan bile hakkı her yerde ve herkese karşı söylemekten perva etmiyor. Hak, her şart altında teslim edilecektir; haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır... Herkes birbirinden; idareciler halktan ve halk idarecilerden emindir...

Altın ve gümüşe garkolmuş genç ve güzel bir kız, tek başına en kalabalık caddelerden geçip ıssız dağlara gidebilir... Hak etmediğine el kaldırmak, haddi olmayana dil uzatmak kimsenin aklının ucundan bile geçmez...

Kimse horlanmıyor, tehlikeli görülüp mimlenmiyor... Değil elinden ve dilinden, insanlar birbirinin zannından bile emin... Bir huzur ortamı ki anlatılır gibi değil... Hapishane yok, akıl hastahanesi yok... Herkes birbirini öylesine kolluyor ki, sigortaya ihtiyaç duyulmuyor... Şairin dediği gibi, "Hayali cihan değer"...

Tertemiz tabiatta beslenen semiz ineklerden sağılan süt, en ücra köşedeki garibana kadar saf ve temiz olarak gidiyor... Tertemiz gıdalardan pırıl pırıl elbiselere, toplu iğneden en karmaşık makinelere kadar yerli ürünler, en güzel ambalajlar içinde topluma sunuluyor. Bacalardan ölüm fışkırmıyor... Saadet yuvası mis kokulu evlerde ve bal dökseniz yalanacak sokarlarda güler yüzlü fertler... Hayvanlar bile sokaklara pislemiyor.

Herkesi ve herşeyi, candan aziz bir prensipler manzumesi yönetiyor: Beşik(öncesin)den, mezar(sonrasına)a kadar bütün hayatı, zamanı ve mekânı
kucaklayan ve nizamlayan bir prensipler manzumesi... Herkes işinde gücünde... "Toplum mühendisleri" yok, yalan yok, malayanî yok, sun'î gündem yok... Hayat, heybetli nehir gibi tabiî akışı içinde... İnsanın; sağlıklı, verimli, düşünceli, dürüst, fedakâr, şefkatli, merhametli ve sevgi dolu yetişmesi ve yaşaması için her şart tamam...

Dertleri unutmak için içkiye sarılmak, heyecanı kumarda aramak gibi illetlerden ve zavallılıklardan arınmış bir toplum... Uyuşturucuyu; huzur ve saadet kaynağı prensipler manzumesinden mahrum uzak ve yabancı ülkelerde görülen zararlı bir madde olarak haberlerden duymuşlukları vardır. Pamuktan yumuşak, yağmur suyundan temiz insanlar... Kalplerinden sadece meşru sevgilere ve ilâhî aşka yol var... "Önce can..." değil, "canan" diyen pırlantalar... Hasıl-ı kelâm, şairin dediği gibi:

"Memleket isterim;
Gök mavi dal yeşil, tarla sarı olsun,
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim;
Ne başta dert ne gönülde tasa olsun,
Kardeş kavgasında nihayet olsun.
Memleket isterim;
Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun,
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim;
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun,
Olursa bir şikayet ölümden olsun."

Benim hayalim, şairden de ileri... Hayalimdeki memlekette, ölümden bile şikâyet yok... Ömür dediğin iki cihan saadetini, yani bu fani âlemi ve ebedî hayatı kazanmak için yaşanan bir hayat; ölüm dediğin vade dolunca, mükâfaatların verileceği ideal vatana gidiş... Şikâyet mi olur... Zaten;
"Ölürse tenler ölür;
Canlar ölesi değil!".

*

Büyük veli "Bir şey haddini aştı mı, zıddına döner" buyuruyor... Küre üzerinde hep aynı istikamette gidince başlangıç noktasına gelinmesi gibi... Terör haberleriyle yatıp kâbuslar gören, ölüm haberleriyle uyanıp şok geçiren, "bomba gibi düşen gündemlerle" sarsılan bir cemiyetin ferdi olarak kurduğum hayal, kan çanağı haline getirilen dünya gerçeklerine tosladı ve onların rengine boyandı. Ne yaparsın, bugün insanlığın kırk hikâyesi var, kırkı da terör üzerine. "Terörle yaşamaya alışmalıyız" nasihati kulağımıza küpe... Terör örgütü çeyrek yüzyıldır, başımıza belâ, ABD 6 yıldır komşumuza kan kusturuyor, gözüne kestirdikleri arasında biz de varız, İsrail kurulduğundan beri belâların belâsı... Sütten ağzımız yanmış bir kere, sormadan edemiyorum: Hayalini kurduğumuz o saadet memleketinde de mi terör olacak?

"Öyle bir memlekette terör olmaz, olamaz ve o insanların arasından terörist çıkmaz. Hattâ dışardan sızacaklara 'yardım ve yataklık' yapacak gafil, para için ihanet edecek hırslı fert bile çıkmaz" cevabı kolaycılık olur...

Bu seviye, herşeyi kuşatan fikir ve iman manzumesi sayesinde kazanılmıştır. Öyleyse, doğumdan ölüme bütün fertlere bu prensipler manzumesinin bütün esasları tam ve en ince ayrıntısına kadar öğretilmeli; zıtları tarafsız ve eksiksiz olarak gösterilmeli... Zıtları da öğretilecek ki hiçbir fikirden gocunulmadığı görülsün. Aksi halde nelere duçar olunacağı önceden bilinsin...

İkincisi... Yönetim, mazluma da, zalime de şefkat ve merhamet göstermeli... Mazlumu koruyup hakkını tam ve zamanında vererek; zalime de zulüm yapmasına engel olarak... Zulmün bütün yollarını ve kollarını yok ederek... İyiliğin bütün yollarını açarak... Buna rağmen, suç işleyeni, ak sütün içindeki, ak kılı görecek bir dikkatle ensesinden tutup çıkararak ve haddini bildirerek...

Öyle bir yönetim hayal ediyorum ki... "Suçlu ayağa kalk!" dediğinde, hiçbir masum tedirgin olmayacak ve en ufak bir ürküntü duymayacak; suçlu da ayağa kalktığı takdirde kendisine adaletle davranılacağını, kalkmadığı takdirde akıbetini bilecek, hattâ cezasını çekmeyi nimet bilecek... İşte o memlekette terör olmaz.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ?ehnaz kutluca    28.06.2008
Yorum : evlatlarımızı Allah ve rasulünün sevgisi ile donatmaya gayret edhersek neden bu hayal gerçek olmasınki




Ekleyen : Fatma G?lbahar Ma?at    05.06.2008
Yorum : Her gün, tabutlar dolusu "demokrasi" gömülüyor toprağa... Her gün, tabutlar dolusu "demokrasi" gömülüyor toprağa... İçim cız etti bu cümleyi okurken...Hakikatin ağır darbeleri çöküverdi üzerime ansızın. Katliamları yapanları ve sessiz kalanları da kendi tuzaklarıyla derbeder etsin yüce Mevlam. Elinize ve yüreğinize sağlık





 
Yolculuk... - Sayı 125
Büyük depremin öncüleri... - Sayı 125
Kardelen’in 35. toplantıs... - Sayı 124
Yolculuk... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15878493
 Bugün : 3214
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 668854
 Bugün : 267
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 243
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim