Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1923 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Çağ açıp çağ kapayanların lisanı
Yavuz Şamil KILIÇ

  Sayı: 86 - Ekim / Aralık 2015

Fatır/10: Kim izzet isterse izzetin hepsi –cemia- Allah’ındır. Tayyib –temiz- kelimeler Allah’ındır ve salih ameller sahibini Allah, ref eder, terfi ettirir, yükseltir.

Kim hakiki mü’min olarak yaşıyorsa, Aziz Allah, İlâhî izzete lâyık olduğu nispette izzet verir. Mü’min olarak yaşayan ile yaşamayanın lâyık olduğu izzet başkadır. Allah, lâyık olduğu kadarıyla izzet verir diye de anlayabiliriz.

İzzet, kulun Allah’ın yanında makbuliyetli olması demektir. İzzet sahibini cehennemin yakması mümkün değildir. İzzet, makbul olmaktır, yüceliklere sahip olmaktır, izâz ehli olmaktır.

Tayyib, temiz kelimeler Allah’ındır ve buna mü’min mutlak surette sahip olmalı ve kullandığı kelimeleri hep tayyib olan temiz kelimeler olmalıdır.

Allah’ın ref edeceği, terfi ettireceği, yükselteceği kullardan olmak için ise salih amel işleyebilmelidir. Salih amel işlemek ise evvelâ salih kul olmaktan geçer. Salaha ermiş olmak icab eder. Bu ise Asr suresindeki sıralamayı takip ile mümkündür. Evvelâ iman edilecek, iman kalbe indirilecek ki salih amel işleyebilmek nasib olsun.

Bir yerde cennetlik mü’minin vasıfları olarak izah edeceğimiz bu hususlardan, cennetlik mü’minin evvelâ izzet kazanması, sonra bütün muamelâtında kelimelerini hep tayyib –temiz- olan Aziz Allah’ın kelâmlarından seçmesi ve cümlelerini bu doğrultuda kurması gereğinin ne denli mühim olduğunu anlatmak isteriz. Ve salih amel sahibini Allah yücelttiği için bütün bu hususlara cennet ehlinin vasıfları diyebiliriz.

Yukarıdaki bu izahatın mânâ-i muhalifinden anlıyoruz ki: Kur’ân dışı kelimeler asla tayyib –temiz- olmaz. Ve izzet sahibinin lugatında tayyib olmayan, süflî kelimeler asla bulunmaz. Hâl böyle olunca, izzete vesile olan ulya kelâmları kullanıldığı o mübarek lisana neden “çağ kapayıp çağ açanların lisanı” dediğimiz pek güzel anlaşılmalıdır. Ecdadımızın sahip olduğu izzet ve ulya kelâmlar ile salih amel işleyen salih kul olmaları, o muhteşem ikili Fatih ve Akşemseddin dedelerimizin müjdeci hadise mazhar olması, onlara olan sevgi ve hayranlığımızı arttırmakta ve onların sahip olduğu bu cennet ehli vasıflarına ulaşma gayretimizi canlı tutmaktadır.

Müslümanlar için bugün kullanılmaya kullanılmaya unutulup anlaşılmaz hale gelmek üzere olan kelimeleri yaşatmak –kanaatimizce- ciddi bir iman borcudur. Bunun için, sırf Kur’ân’ı Kerîm’in Arapça olması bile kâfi bir sebeptir. Zira en cahil Müslüman bile Kur’ân’ı Kerîm’den okunan bir parçayı dinlediği zaman onda geçen kelimelerin bir kısmını tanıdığı için –hiç olmazsa- mevzua intikal etmek ve bu suretle hislenmek imkânını bulur. Bu gidişle lisanımızdaki bütün Arapça kelimeler terk edile edile okunan bir Aşr-ı Şerifle, içinde tanıdığımız tek kelime bulunmayan faraza bir çince metin arasında -MAAZALLAH- hiçbir fark kalmayacaktır. O zaman halkımız, Kur’ân’ı Kerîm okuyanları sırf bir âhenk ve musiki alâkasıyla mı dinleyecekler?!.. İşte devrimbazlar milleti bu hazin noktaya doğru götürmektedirler.

Tevbe/28: Müşrikler necistirler, pistirler. Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar.

Tevbe/40: Kâfirlerin kelimeleri süflîdir. Allah’ın kelâmları ulya’dır.

Ulya kelimeler izzet kazandırır. Kur’ân kelâmları başta olmak üzere Aziz Allah’ın kelâmlarını değiştirmenin asilik etmek olacağını ve böylece de izzet ehli olunamayacağını anlamaktayız. Aziz Allah’ın kelimelerini değiştirdin mi pis, necis, süfli kelimeler ulya kelimelere tercih etmiş olunuyor. Yükselemeyip gerilemek için en azından bir sebep, süfli kelimeleri ulya kelimelere tercih etmek… Maalesef günümüzde bu hassasiyete sahip olanların ne denli az olduğunu ama böylece de bu izzetten mahrum olanların ne denli çok olduğunu hatırlatmak isteriz.

Lisanımızdan tardedilmek istenen kelimelerin kabahati (!) menşelerinin Kur’ân olmasıdır. Fakat düşman için red ve boykota sebeb teşkil eden bu vasıf, Müslümanlar için bir terviç ve rağbet sebebi olmalı değil midir?!

Türkçe'mize dair sûikasde bir misal olarak herkesin bildiği “savaş” kelimesi mevcud diye bunun Türkçe'de mukaabili zannedilen “harb, muhârebe, cidal, mücâdele, cihad, mücâhede, cenk” gibi kelimelerin he'yet-i umûmiyesinin yerine hep bu zavallı “savaş” kelimesi kullanılmaktadır.

“Ruhsal, parasal, soyut, boyut, yaşam, eğilim,

Ya bunlar Türkçe değil, yahut ben Türk değilim!..

Oysa halis Türk benim, bunlar işgalcilerim

Allah Türk’e acısın, yalnız bunu dilerim…” (Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK)

Daha dün müslümanlar birçok uydurma kelime ile alay ederdi. Bir kimse “olasılık, sorun, ödün, amaç” vb. kelimelerle konuştuğunda, onun bir komünist olduğuna hükmederek sözlerinin muhtevâsına asla alâka göstermezlerdi.

Uydurma lisanı, İslâm dâvâsı içinde gözüktükleri halde terviç edenler bu zaaf ve gafletlerine kılıf olmak üzere “bu cereyanın artık karşı konulamaz bir şiddete ulaştığını” iddia etmektedir. Böylece de unutmaktadır ki; kendileri gibi gaflet edip bu kelimeleri kullanan müslümanlar çıkmasaydı, bu uydurma lisan umûmîleşemezdi. Demek ki, bu bâtıl dâvâyı umûmîleştirmenin mes'ûliyeti İslâm’ı telkin mevkiinde olanların uhdesindedir. Böyleyken kendi kusurlarını bir mâzaret olarak nasıl ifade edebilirler.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Lisan davamıza dair... - Sayı 86
Çağ açıp çağ kapayanların... - Sayı 86
Garbı uyandırıp aydınlata... - Sayı 85
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16909072
 Bugün : 3623
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 746375
 Bugün : 718
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1018
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim