Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1443 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Etle tırnak...
Kadir Bayrak

  Sayı: 108 -

O’nun (sav) anıldığı bütün sözler, konuşmalar, yazılar, şiirler, insanoğlunun bütün fikir verimleri diğerlerinden daha üstün, daha akılda kalıcı. Çünkü O’nunla insan arasında, O’nunla bütün yaratılmışlar arasında, kâinat arasında bir bağ var. Etle tırnak, anahtarla kilit, ağaçla toprak gibi birbirinden ayrılmaz, birbirine kenetlenen her ne varsa hepsinin üstünde ve kuvvetli bir bağ…

Âlemleri O’nun yüzü suyu hürmetine yaratan Allah, varlığın merkezine O’nu koydu. Her şey ama her şey farkında olsun veya olmasın O’nun etrafında halkalandı, halkalanıyor. Böyle de devam edecek.

O’nun, bizim anladığımız mânâda zamana sığan hayatı, aslında O’na kadar geçen ve O’ndan sonra gelecek bütün zamanların tohumu, çekirdeği. İlk yaratılandan sonuncusuna, her insanla her insan, her varlıkla her varlık arasındaki bağ, O’nun hayatında mündemiç. Hayat atomu, O var olduğu için patladı ve bütün zaman ve mekânı kuşattı.

O’nu yaratan Allah, O’nun her halini bütün varlığa örnek kılarken, O’nu örnek alması gereken insanlığı, varlığı da bu örnekliği almaya, hayatına uygulamaya uygun kıldı.

O ve bütün insanlık, O ve bütün varlık âlemi, O ve bütün bir kâinat… Işığını güneşten alan ay gibi gezegenler gibi. O, bir güneş, bütün âlem O’nun etrafında halkalanan ve ışığını O’ndan alan gezegenler, uydular.

Hani bittiği halde bitmeyen, son yazısından sonra siyah zemin üzerinde oyuncuların isimleri akarken sizin hayal dünyanızda başlayan filmler vardır. Teşbihte hata olmasın, O’nun hayatı da böyle. Her daim taze, her daim diri ve canlı.

Sünnet… O’nun sünnetini nasıl anlayacağız, fert planında, cemiyet planında hayatımıza nasıl tatbik edeceğiz? Cevabı basit, yüzünü güneşe dön, ayçiçeğinin her daim güneşi takip etmesi gibi… Temizlik, ilim, nezaket, terbiye, şifa, hayata dair neyin en doğrusunu arıyorsan O’na dön. İçindeki alıcıların frekansını O’na ayarla yeter.

O’nun yetiştirdiği kadro… Tarihin görüp göreceği en üstün insan kadrosu; sahabe… İnsanlık ehramının en üstündekiler, gökteki yıldızlar. Her biri yön gösteren, istikamet tayin eden kutup yıldızları. Onlar sünneti nasıl anladı, hayatlarında nasıl uyguladı…

Sahabe deyince akla gelen iki söz, iki hal, iki duruş… Her şeyin en doğrusunu Allah bilir, yoksa sünnet karşısında takınılacak tavır bu iki cümlede mi gizli? Bu cümleleri nasıl anlamalıyız? İlki; “Anam, babam sana feda olsun, ey Allahın Resulü!” İkincisi; “Allah ve Resulü daha iyi bilirler.”

Allah Resulünün “beni ne kadar çok seviyorsun?” sorusuna muhatap kalınca, adaletin ismiyle anıldığı Hz. Ömer’in (r.a) cevabı, “Seni canımdan başka her şeyden çok seviyorum!” oldu. “Canından da çok sevmedikçe tam iman etmiş olamazsın, ya Ömer.” buyurulunca, peygamberini nasıl sevmesi gerektiğini öğrenen Hz. Ömer, bütün sahabelerin ve kıyamete kadar gelecek bütün müminlerin sözcüsü olarak “Seni, canımdan da çok seviyorum.” deyince, Allah Resulünün “Şimdi oldu, ya Ömer!” müjdesine nail oldu. Candan da kıymetli anne ve babayı, O’nun yoluna feda edecek kadar sevmek… Sahabe ölçüsü.

O’nu başlarında bir kuş varmış da göz kırpsalar uçacakmış dikkati ile dinleyen, Allahın âyetlerini söylemeye memur dudaklardan dökülenlerin damlasını bile ziyan etmeden sindiren kadronun, bir soru karşısındaki edep tavırları; “Allah ve Resulü daha iyi bilirler.”  Bir savaş öncesi, fikrini beyan eden Peygamberine, “Ey Allahın Resulü, bu söylediğiniz vahiy mi, sizin fikriniz mi?” diye soran, vahiy olmadığını öğrenince reyini beyan eden ve fikri kabul gören sahabe edebi…

Sünnet karşısında takınılacak tavır, sahabeyi anlamak, mümkün olmuyorsa anlamaya çalışmak. Her birinin hayatı ayrı bir âlem; geleceğin romancısına, tiyatrocusuna, sinemacısına onların hayatlarını ısmarlayarak sadece birini, belki de ismi en az bilinenlerden birini, bu yazı vesilesiyle anmayı arzu ettim.

Geçen sene Ramazan ayında, ailecek büyük bir heyecanla takip ettiğimiz Bekir Develi ile Muhammed Emin Yıldırım Hoca’nın “Herkes için Siyer” programının Hudeybiye’yi konu edinen 22. bölümünde ismini duyduğum bir sahabe; Sinan (ra)…

Hudeybiye’de, Mekke’ye elçi olarak gönderilen Hz. Osman’ın (r.a) dönüşünün gecikmesi ve müşriklerce öldürüldüğü iddiaları üzerine, Allah Resulünün sahabe efendilerimizden biat isteyip elini uzatması üzerine, mübarek elin üstüne ilk elini koyan delikanlı çağındaki sahabe; Sinan (r.a)

Neye biat edeceği sorulduğunda, “bilmiyorum ama ey Allahın Resulü, senin gönlünden geçen neyse ona biat ediyorum!” diyen Sinan’ın (ra) teslimiyeti…

Allah’ım! Bize merhamet et, bize O’nun ve en yüce kadrosunun sevgini nasip et… Bizi, onların sevgisiyle rızıklandır…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Türk kimliği... - Sayı 129
Helâl lokma... - Sayı 128
Çare... - Sayı 127
Mukaddes beldelere-2... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17668764
 Bugün : 2352
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 873975
 Bugün : 1186
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1118
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim